Anasayfa İletişim


ADI MELEK KENDİSİ GERÇEKTEN BİR MELEK

 

Biliriz melekler hep bizi korurlar, melekler yanımızda olduğu zaman kemdimizi hez zaman güvende hissederiz. Mutlu anlarımızda yanımızda hep meleklerimiz vardır. Biz mutlu oldukça onlar mutluluğumuza ortak olurlar. Korktuğumuz anlarda melekler yanımızdaysa korkularımızın azaldığını hissederiz, korkularımız biraz daha azalır o korkuları meleklerin yardımıyla yeneriz. Acılarımız azalır melekler yanımızdaysa. Zor bir doğum anında anneye Allah  seni korusun denir ve dünyaya yeni bir yavru gelir.O’na herkes melekler korusun seni der. Maddi zorluklara sıkıntılı durumlara düştüğümüz zamanlarda melekler yanımızdadır. Allah isterse onu bize yardım için gönderir. Son nefesimizi verip hepimizin mutlaka tadına bakacağımız ve Allahın emri olan ölüm anımızda yine onun meleklerinden bir tanesi yanımızdadır. Melekler Allahın emirlerini uygulamakla görevli nurdan yaratılmış varlıklardır. Hepimizin bildiği  dört büyük meleğimiz vardır. Bunlar Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail diye adlandırılırlar.Hepimiz onlara inanırız. İslam dinine göre imanın şartıdır onlara inanmak.

  Birde yaşadığımız dünyada  adsız kahraman melekler vardır.Yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgide yaşama döndüren.

    Hastanelerimiz;  hastalar  dertlerine derman bulmaya gelir hastanelere. Hastalar kendilerini önce Allaha sonra da orada çalışan görevlilere emanet ederler. Bazen oraya gelen hastaların haberi yoktur bile geldikleri yerden, sadece birileri onları oraya getirir. Yardıma çok ihtiyaçları vardır. Belkide yanlarında Allahtan başka hiç kimseleri yoktur. Melekler korur onları. Onlar orada çalışan görevlilere emanettir. Çalışanlar bilmezler belkide o anda, onlara kurtarılmak üzere  getirilen gencin umutlarını, belki onu hasretle   bekleyen bir sevdiği

yada yollarını  özlemle  bekleyen annesi vardır.

       Bazen  de  yaşlı bir anne dizlerindeki bitmek tükenmek bilmeyen ağrılarından kurtulmak için kendi ayaklarıyla gelir hastaneye ve ameliyat masasına kendi rızası ile yatar, canına tak etmiştir dizlerindeki ağrılar, her şeyi göze alır.

     Ameliyat masası hazırlanır. Ameliyat başlayacaktır, belki ameliyat masasından kalkamayacak, yorgun yüreği buna dayanamayacaktır, belkide ameliyat sonrası her hangi bir problem olacak ve bir daha gözlerini açamayacaktır. Ameliyat başlar ve  çok başarılı bir şekilde de biter. Ameliyathanede ki doktorun ve hemşirelerin görevi bitmiştir artık. Hasta yoğun bakım  ünitesine alınır, şimdi sıra burda çalışan hemşirelerdedir. Onun ömrünün son baharında geçireceği sağlıklı, ağrısız bir kaç yılını yaşama şansını   buradaki hemşireler vereceklerdir. Eğer buradaki hemşireler çok sıkı bir takip yapıp onu ölümle kalım arasındaki bu oda’ da çok iyi takip ederlerse ona yaşama şansı vereceklerdir.Çok dikkatli bir hemşire hastanın vital bulgularını alıp kaydederken hastanın her yerini çok dikkatli inceleyip anlık küçücük bir    sesi dahi sorgularsa ve o sesin geldiği noktayı araştırıp, ameliyat bölgesinde bir dikişin açıldığını ve oradan gelen çok büyük bir kanamayı fark ederse hastanın hayatı kurtulur. Hemşirelik mesleğinin önemi  işte bu noktada  çok daha iyi anlaşılmaktadır.Tüm hemşireler ne kadar önemli bir görev üstlendiklerinin bilincine  vararak, mesleklerini severek ve önemini kavrayarak çalışırlarsa o zaman   işte o zaman melekler onlarıda koruyacaklardır.                  

  Nice melek hemşirelerden bir tanesi olan,  Melek hemşire,çalıştığı cerrahi yoğun bakım ünitesinde hastalarını dikkatlice takip ederken, hastalarından bir tanesi olan,diz ağrılarından dolayı ameliyat olan yaşlı teyzenin ameliyat bölgesindeki sesi  sadece ince bir sesi  fark eder, bu sese baktığında ameliyat bölgesindeki büyük bir damarın kanadığını fark eder.Hiç tereddüt bile etmeden, zaman kaybı olmasın diye hemen acil dikiş tepsisini açar, hastanın kanayan damarını bulur ve dikmeye başlar bu arada doktoruna haber gönderir. Ameliyatı yapan doktor geldiği zaman Melek hemşirenin çok isabetli bir karar verdiğini ve kanamayı durdurarak,hastanın hayatını kurtardığını söyler. İşte bu bizim melek hemşiremizdir, dikkatlidir, tecrubelidir, bacaklarındaki  dayanılmaz    varis ağrılarılarına rağmen servisinde  çalışacak eleman olmadığı için, çalışmak zorunda olan ve ameliyat olabilmek için yeni bir elemanın gelmesini bekleyen fedakâr melek hemşiredir bu.

        Melek hanım;  tüm hemşirelerimiz senin gibi görevinin bilincinde olduğu sürece yoğun bakımlardan hastalar sağlıkla servis odalarına alınacaklardır. Hasta için zor günler bitmemiştir  henüz, serviste de onu iyi bir bakım ve takip beklemektedir. Bundan sonra görev serviste ki melek hemşirelere düşmektedir.Ne mutlu bize ki bizim yoğun bakımımızda canımızı rahatlıkla emanet edebileceğimiz bir Meleğimiz var.

1 Comment(s)

  1. Comment by Burçak on 16 Mayıs 2010 03:06

    BEYAZ MELEKLER…

    Bundan 3 yıl önceydi ; 5. sınıfa gidiyordum. O akşam dedem annemin biricik babası vefat etmişti. Tüm aile perişan durumdaydı. Cenazeyi memlekete götürmeye karar verdiler. Yarınsı gün ben ve abim halamla kalmıştık. Annemler babamlar tüm aile cenaze için gitmişti.

    Halam bizi ve kendi çocuğunu alarak sokağa çıkarmıştı. Halamlara gidiyorduk yolda trafik bayağı yoğundu. Tam evin karşısına gelince bir an önce karşıya geçmek için yola fırladım, o kadar hızlı idim ki beni fark eden araba frenine basarak bir çığlık koparmıştı ama ben durmayı başaramayarak arabaya çarpmıştım. Ve bir anda kendimi arabanın altında bulmuştum. Büyük bir acı ve etrafımı saran karanlığı hissetmiştim. Çevremdeki çığlıkları duyuyor fakat cevap veremiyordum, bir şeyin beni kucakladığını hissederken bilincimi tamamen kaybetmiştim… sonrasını hatırlamıyordum…

    Ne kadar zaman geçti neler oldu bilmiyordum. Bir ara kendime gelmeye çalışırken etrafımda beyaz giysiler ile koşuşturan karartılar görür gibi oldum. İşte dedim yolun sonu galiba ben öldüm ve bunlarda hep anlatılan melekler içimi bir hüzün ve korku kapladı. Seslerini duyuyordum , yazık daha çok küçükmüş diyorlardı. Onlara seslendim o zaman beni geri gönderin ben aileme gitmek istiyorum dedim ama beni duyan olmadı. Yine bilincim karanlıklara gömülmüştü.

    Bir zaman sonra gözlerimi açtığımda o beyaz giysili meleklerden biri elimi yüzümü temizliyordu. Benim gözlerimi açtığımı görünce büyük bir sevinçle kendine geldi diye bağırdı.

    Ve …

    Ben ona dönerek burası cennet mi ? diye sorduğumda kocaman bir kahkaha atarak hayır canım burası dünya ve sen hastanedesin deyince duyduğum tarifi imkansız mutluluğu anlatamam. Çok şükür kazayı ucuz atlatmıştım.

    Hastanede kaldığım süreçte o beyaz melekler sürekli benimle ilgilendiler. Sanki kendi çocuklarını kendi kardeşlerini kendi canlarını bakar gibi beni baktılar. Bana gizli gizli çikolata ve cips taşımalarını asla unutamam…

    Bu beyaz melekler o hastanenin hemşireleri idi. Başta bu beyaz meleklerim olan hemşire ablalarımın ve tüm hemşirelerin 12-18 mayıs tarihindeki haftalarını kutlar saygı ile ellerinden öperim.

    HEMŞİRELER HAFTASI KUTLU OLSUN…

    BURÇAK YAZICI

    FETİHTEPE İÖO.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Leave a comment