Anasayfa İletişim


Aspirin en güvenilir ilaç.

Bilimadamları, Aspirin’in hala romatizma en güvenilir ilaç olduğunu açıkladılar.
09 Nisan 2007 18:07

Bilimadamları, birçok hastalığın tedavisi için 108 yıl önce piyasaya sürülen Aspirin’in hala romatizma, kalp ve başağrısı gibi rahatsızlıklar konusundaki en güvenilir ilaç olduğunu açıkladılar.

Aspirin’in tedavi alanları, kullanım şekilleri, etkinliği ve son dönemde yürütülen araştırmalar uzman doktorların katılımı Swissotel’de düzenlenen basın bilgilendirme toplantısı ile masaya yatırıldı. Toplantıya Bayer HealthCare Medikal Müdürü Dr. Sabahat Köseoğlu, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Süzer, İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ertaş, İ.Ü. Kardiyoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Vedat Sansoy ve İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Fresko katıldı.

Bayer HealthCare Medikal Müdürü Dr. Sabahat Köseoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, geçtiğimiz günlerde Aspirin ile ilgili basına yansıyan haberler üzerine Bayer olarak Aspirin hakkında bir toplantı yapmaya karar verdiklerini belirterek, bu konuda dallarında uzman 4 bilimadamının yapacağı açıklamaların Aspirin’in yararları hakkında kamuoyunu bilgilendirme imkanı vereceğini söyledi.

Toplantıda Aspirin’in farmakolojik özelliklerine yönelik bilgi veren İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Süzer, 1899 yılında Bayer tarafından piyasaya sürülen Asprin hakkında hala her yıl binlerce makale yayınlandığına dikkat çekerek, “Medline taramasında Aspirin ile ilgili 50 bin yayına rastlıyoruz. Son bir yıl içinde ise Aspirin üzerine 3 bine yakın makale yayınlandı” dedi. Süzer, Aspirin’in piyasaya sunulmasının üzerinden 108 yıl geçmiş olmasına rağmen, hala kendi sınıfının en iyi ilacı olma özelliğini koruduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Süzer, bir ilacın piyasaya sürülmeden önce yaklaşık 5 bin kişi üzerinde denendiğini ifade ederek, “Piyasaya çıktığı günden bu yana, Aspirin’i kullanan insanların sayısı ise beş milyarın üzerindedir” dedi. Aspirin’in ağrı kesici, ateş düşürücü, inflamasyon önleyici, kalp krizi ve inmenin önlenmesi olmak üzere farklı kullanım alanları olduğunun altını çizen Süzer, Aspirin’in günlük kullanım dozları hakkında da bilgi verdi. Süzer, 75-300 mg’lik dozların kanı sulandırıcı etkisi bulunduğunu, 1-2 g’lık dozların ağrı kesici olarak kullanılabileceğini, 2-4 g’lık dozların ise inflamasyon önleyici amaçlı kullanıldığını belirtti.

Her ilacın olduğu gibi, Aspirin’in de yan etkilerinin olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Süzer, alerjisi olanların, gastrik veya peptik ülser hastalarının, astım hastalarının, kanama bozuklukları yaşayanların, kontrol edilemeyen hipertansiyonu bulunanların, şiddetli karaciğer ve böbrek yetmezliği yaşayanların, viral enfeksiyon geçiren çocukların ve gebelerin hamileliklerinin son üç ayında Aspirin kullanmaması gerektiğinin altını çizdi.

İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ertaş da, Türkiye’de her beş kadından birinde ve her on erkekten birinde migren olduğunu, her üç kişiden birinin ise gerilim tipi baş ağrısı yaşadığını söyledi. Dünyada ve Türkiye’de ağrı tedavisinde Aspirin’in yaygın olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Ertaş, “Klinik çalışmalar, Aspirin’in ağrının giderilmesinde diğer ağrı kesici ilaçlar kadar etkili ve güvenli olduğunu ve migren olgularında ilk seçenek tedavi olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Ekonomik tedavi maliyeti de ayrıca bir avantaj sağlamaktadır” diye konuştu.

Ertaş, Türkiye’de baş ağrısı çeken kişilerin yüzde 61.1’inin doktora başvurmadığına dikkat çekerek, başağrısı çekenlerin yalnızca yüzde 33.6’sının hangi ağrı kesiciyi kullanacakları konusunda doktora başvurduğuna vurgu yaptı. Süzer, “Bilinçsiz ağrı kesici kullanımı bir süre sonra bağımlılığa yol açıyor. Şu anda Türkiye’de başağrısı çekenlerin yüzde 2’si her gün ağrıkesici kullandığı için bu rahatsızlığı yaşıyor. Bu kişiler ağrıkesici kullanmayı bıraktığı an başağrısı da kesiliyor” diye konuştu.

İ.Ü. Kardiyoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Vedat Sansoy ise Aspirin’in kalp rahatsızlıklarına iyi geldiğinin tıp dünyası tarafından kabul edildiğini söyledi. Kalp krizi geçiren bir hastaya ilk iş olarak 300 mg Aspirin çiğnettirildiğini dile getiren Sansoy, “Herhangi bir damarında ateroskleroz olarak tanımlanan damar sertliği bulunan tüm hastaların Aspirin kullanmasını öneriyoruz. Çünkü bu hastaların kardiyovasküler bir olay geçirme riski yüksektir ve Aspirin bu riski yüzde 25-30 oranında azaltmaktadır” dedi. Aspirin-hipertansiyon ilişkisini de değerlendiren Prof.Dr. Sansoy, bu konudaki araştırmaların devam ettiğini belirterek, kanı sulandırmak amacıyla koruyucu olarak verilen düşük doz Aspirin’in kan basıncı üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını kaydetti.

Özellikle damar ve şeker hastalığı olanların Aspirin kullanması gerektiğinin altını çizen Sansoy, Aspirin’in doğru dozda kullanıldığı sürece hipertansiyona neden olmayacağını belirtti. Sansoy, doktorların hasta olmayan kişilere Aspirin vermeden önce, kişinin 10 yıllık risk haritasını çıkarması gerektiğine işaret ederek, “Hiçbir hastalığı olmayanlarda Aspirin kullanma kararını doktorlar vermeli. Oluşturulacak 10 yıllık risk aritası ile kişinin ileride yaşayacağı olası rahatsızlıklar hesaplanmalı ve ona göre Aspirin kullanımına izin verilmeli” diye konuştu.

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Fresko da romatizmal sebeblere bağlı olarak 150 civarında hastalık yaşandığını belirterek, bu hastalıklara bağlı ağrılarda ağrı kesici olarak sıklıkla parasetamol ve Aspirin’in içinde yer aldığı kortizon dışı iltihap gidericilerin kullanıldığını dile getirdi.

alıntı:

Yorum yapılmamış

No comments yet.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Sorry, the comment form is closed at this time.