<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnternetteki Sağlık Rehberiniz - intersaglik.com</title>
	<atom:link href="http://www.intersaglik.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.intersaglik.com</link>
	<description>İnsan bedeni, beslenme, hastalıklar ve ilk yardım ile ilgili detaylı bilgiler.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Aug 2010 15:48:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYINDA MİDE SORUNU OLANLARA TAVSİYELER</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/oruc-ayinda-mide-sorunu-olanlara-tavsiyeler/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/oruc-ayinda-mide-sorunu-olanlara-tavsiyeler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 15:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altın Öğütler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1313</guid>
		<description><![CDATA[*YEMEKLERİ  az az sık sık tüketin.Bunun için, iftarda  sadece 1 kase çorba, 1 parça ekmek veya bir parça peynir,zeytinle başlayıp ana yemeğe daha sonra geçin. *YAVAŞ yiyin, iyi çiğneyin, her bir lokmanızdan sonra çatalınızı masaya bırakın ve dinlenin. *YİYECEK ve içeceklerinizin çok sıcak veya çok soğuk olmamasına özen gösterin. *YEMEKLERDEN hemen sonra yatmayın. *SIVILARI öğün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>*YEMEKLERİ  az az sık sık tüketin.Bunun için, iftarda  sadece 1 kase çorba, 1 parça ekmek veya bir parça peynir,zeytinle başlayıp ana yemeğe daha sonra geçin.</p>
<p>*YAVAŞ yiyin, iyi çiğneyin, her bir lokmanızdan sonra çatalınızı masaya bırakın ve dinlenin.</p>
<p>*YİYECEK ve içeceklerinizin çok sıcak veya çok soğuk olmamasına özen gösterin.</p>
<p>*YEMEKLERDEN hemen sonra yatmayın.</p>
<p>*SIVILARI öğün aralarına bırakın, uyumadan hemen önce sıvı almayın.</p>
<p>*SİGARA kullanmayın.</p>
<p>*YEMEK sonrasında yapılacak hafif yürüyüşler mide ve bağırsak hareketlerini daha düzenli hale getirir.</p>
<p>*KIZARTMA  ve kavurmalar, aşırı yağlı yiyecekler, yoğun çay-kahve  tüketimi  de reflü şikayetlerinizi tetikleyebilir.</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1313&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/oruc-ayinda-mide-sorunu-olanlara-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAMAZANDA BESLENİRKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/ramazanda-beslenirken-dikkat-etmemiz-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/ramazanda-beslenirken-dikkat-etmemiz-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 00:20:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altın Öğütler]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiyeler ve Kurallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1308</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süreli açlığın arkasından yapacağımız seçimler, mide ve bağırsak sistemimizi etkiler.Öğün sayısını azaltıp, iki öğünde yediğimiz besin miktarının artması midede hassasiyet yaratabilir. Bazı önlemler alarak bu şikayetlerimizi azaltabiliriz. Şikayetlerin uzaması durumunda bir uzmana başvurmamızda fayda var. İşte pratik bazı önlemler; Fazla sıcak ve fazla soğuk yememeliyiz: Uzun süre boş kalan mideye aşırı sıcak veya soğuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süreli açlığın arkasından yapacağımız seçimler, mide ve bağırsak sistemimizi etkiler.Öğün sayısını azaltıp, iki öğünde yediğimiz besin miktarının artması midede hassasiyet yaratabilir. Bazı önlemler alarak bu şikayetlerimizi azaltabiliriz. Şikayetlerin uzaması durumunda bir uzmana başvurmamızda fayda var.</p>
<p>İşte pratik bazı önlemler;<span id="more-1308"></span></p>
<p>Fazla sıcak ve fazla soğuk yememeliyiz: Uzun süre boş kalan mideye aşırı sıcak veya soğuk besin girmesi midede hassasiyet ve gaza sebep olabilir.Bu nedenle iftarda içilen su çok soğuk olmamalıdır. Çorba ve yemeklerde çok sıcak değil, ılık olmalıdır.</p>
<p>Yemek esnasında konuşmamak ,</p>
<p>Yutulan hava gaz şikayetlerine nede olabilir.</p>
<p>Yavaş yiyip, lokmaları iyi çiğnemek,</p>
<p>Sindirim sistemimizin ilk başlangıç noktası ağzımızdır. Öncelikle besinleri ağzımızda iyice parçalamalıyız. İyi çiğnenmiş besinler midenin yükünü hafifleterek hazmı kolaylaştırır.</p>
<p>Bir öğünde aşırı yemek yememek,</p>
<p>İftarda ve gece boyunca yemeklerimizi 4-5 öğüne bölerek tüketmeye çalışalım. Bir defada aşırı yemek hazımsızlık ve gaz şikayetlerine yol açar.</p>
<p>Yemekten sonra bitki çayları ve doğal mineralli su (soda) tüketmek,</p>
<p>Hazmı kolaylaştırı ve gaz şikayetlerini azaltır.</p>
<p>Süt, yoğurt gaz şikayetleri yapabilir,</p>
<p>Bunun için prebiyotik maya içeren yoğurtları veya laktozsuz sütleri  veya kefiri tercih edin. Bunlarda çok soğuk olmamalıdır.</p>
<p>Bağırsakların çalışması için lif tüketimi fazla olmalı,</p>
<p>Lif yada posa dediğimiz şey aslında tek bir besin değildir. Posa vücudumuzun sindiremediği veya kana emilimini yapamadığı kompleks karbonhidratlara verilen isimdir. Posalar çözünen ve çözülemeyenler olarak iki tiptir.Çözünen posalar suda erir,çözünemeyen posalarsa suda erimezler. Çözünemeyen posaları bağırsak kaslarını harekete geçiren posalar olarak adlandırabiliriz. her ne kadar çözünemeselerde kendileri sindirilmeden atık maddelerin bağırsak içindeki hareketini sağlar.  Bu nedenle de &#8220;vücudun süpürgesi&#8221;olarak bilinirler. Çözünen posalar ise dışkıya yumuşaklık, jel kıvamı ve hacim kazandırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar, bu sayede kabızlığı önlerler.</p>
<p>İFTARDA VE SAHURDA LİF TÜKETİMİNİ ARTIRMAK İÇİN</p>
<p>- Haftada en az  1-2 kez kuru baklagil yemeklerinden tüketmek denenebilir.</p>
<p>-Sahurda ekmeğe alternatif olarak  müsli, yulaf ezmesi gibi kahvaltılık gevrekleri tüketmek</p>
<p>-İftar ve sahur yemeklerinde sebzeyi eksik  etmemek</p>
<p>-Yapabilirseniz  meyveleri soymadan sebzeleri ise kabuklarıyla tüketmek</p>
<p>-Çorbalarınıza yulaf veya buğday kepeği ilave etmek</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1308&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/ramazanda-beslenirken-dikkat-etmemiz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ORUÇLA GELEN SİNDİRİM ŞİKAYETLERİ (REFLÜ) HASTALIĞI</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/orucla-gelen-sindirim-sikayetleri-reflu-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/orucla-gelen-sindirim-sikayetleri-reflu-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 23:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altın Öğütler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1304</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanan &#8216; reflü&#8217; ile genel mide rahatsızlıklarıdır. Reflü geriye kaçış demektir. Normalde besinler yemek borusundan mideye geçtikten sonra yeniden yemek borusuna gelmemelidir. Mide asidinin anormal şekilde yukarı çıkarak yemek borusuna gelmesi reflü olarak adlandırılmaktadır. Reflüyü önlemek için kahve ve kakao gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanan &#8216; reflü&#8217; ile genel mide rahatsızlıklarıdır. Reflü geriye kaçış demektir. Normalde besinler yemek borusundan mideye geçtikten sonra yeniden yemek borusuna gelmemelidir. Mide asidinin anormal şekilde yukarı çıkarak yemek borusuna gelmesi reflü olarak adlandırılmaktadır. Reflüyü önlemek için kahve ve kakao gibi aşırı kafein alımından kaçınmak, yemeği yer yemez yatmamak, yağlı yiyecekler yememek alınacak pratik önlemlerdir. Stres, acelecilik, psikolojik sıkıntılar, aşırı nikotin veya yanlış beslenme, bazen kaynağı belli olmayan şikayetler midenin asit dengesinin bozulmasına neden olabilmektedir.</p>
<p>AĞIZ  KOKUSUNA ÇÖZÜM</p>
<p>Kakule bitkisi uzun süre açlık ve susuzluk nedeniyle oluşan ağız kokusuna iyi geliyor. Reçine, nişasta ve uçucu yağlar taşıyan kakulayi Hintler yıllardır nefesleri güzel koksun diye çiğniyor. Bitkinin iştah açıcı ve gaz söktürücü özellikleride var.</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1304&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/orucla-gelen-sindirim-sikayetleri-reflu-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞUM PLANI</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/dogum-plani/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/dogum-plani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 15:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1297</guid>
		<description><![CDATA[ Doğum konusunda verilmesi gereken o kadar çok karar varki&#8230;Bazıları sizin seçiminiz olacak bazılarıysa sağlık gerekçeri  ile zorunlu sizin dışınızda gerçekleşecek. O zaman her türlü seçenek  için hazır olmanızda yarar var. Hamileliğinizde sağlıklı bir dokuz ayı tamamladınız. Artık anne olma anına adım adım yaklaşmaktasınız. Doğum için pek çok kadın genellikle önceden tanıdığı bir doktora güvenmeyi tercih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Doğum konusunda verilmesi gereken o kadar çok karar varki&#8230;Bazıları sizin seçiminiz olacak bazılarıysa sağlık gerekçeri  ile zorunlu sizin dışınızda gerçekleşecek. O zaman her türlü seçenek  için hazır olmanızda yarar var. Hamileliğinizde sağlıklı bir dokuz ayı tamamladınız. Artık anne olma anına adım adım yaklaşmaktasınız. Doğum için pek çok kadın genellikle önceden tanıdığı bir doktora güvenmeyi tercih eder. Bazı kadınlar ise doğumlarının başlangıcında yeni bir doktor veya bir ebeyle anlaşarak doğumlarını planlarlar.<span id="more-1297"></span> Bazı nedenlerden dolayı ani erken doğumlar olabilir, o zaman plan yapmaya fırsatınız olamaz ve ulaşabildiğiniz en yakın  hastanede  veya  bir ambulansın içinde bulabilirsiniz kendinizi. Umarız   siz onlardan birisi olmazsınız. Her şey yolunda gitti ve siz doğum planınızı kendiniz yapıyorsunuz . Öncelikle  doğumu gerçekleştirecek kişiyi ve doğumhaneyi hazırlayacak ekibi bulmak gerekmektedir. Daha sonra bebeğinizi hangi yöntemle doğurmanıza karar vermek olacaktır. Bu nedenle o gün gelmeden önce doktorunuzla bu konuları konuşmanız ve gerekmedikçe planlananın dışına çıkmamanız doğru olur.</p>
<p>  Doktorunuzu  seçerken, aynı zamanda doğum yapacağınız yeride seçmiş olacaksınız . Doğum yapmayı düşündüğünüz hastaneyi önceden ziyaret edin. Sizin için uygun olan hastanede  en az tıbbi müdahale yapan, gereksiz müdahalelerden kaçınan yer olmalıdır. Ayrıca ürün seçimi, atık boşaltımı ve geri dönüşüm konularında da doğayı dikkate almalı, çevreye en az zararı vermelidir. Mümkünse hastanede yoğun bakım ve yenidoğan ünitelerinin olmasına dikkat edin.  Bunlar sizin ve bebeğinizin sağlıklı doğum süreci esnasında,  ani gelişebilecek   komplike bir   durum söz konusu olduğunda , hemen devreye girerek sizin ve bebeğinizin yaşamını kurtaracaktır.</p>
<p>  <strong>İSTEDİĞİNİZİ  SEÇİN</strong></p>
<p>***Bebeğimi doğuracağım yer:</p>
<p> -Ev</p>
<p>-Doğum kliniği</p>
<p>-Hastane</p>
<p>***Doğumu gerçekleştirecek ekipte şu kişiler olmalıdır:</p>
<p>-Eşim</p>
<p>-Ebe</p>
<p>-Doktor</p>
<p>-Bebeğime ve bana  bakabileceğine inandığım, en yakın arkadaşım veya bir akrabam (doğum koçu)</p>
<p>***Doğum şeklim:</p>
<p>-Normal doğum</p>
<p>-Sezaryen doğum</p>
<p>-Epidural doğum</p>
<p>***Doğum odamda olmasını istediklerim</p>
<p>-Pamuklu kumaştan çarşaf ve bebek bezleri</p>
<p>-Bebeğimin sedece saf  su ile yıkanması, saf temizleme ürünleriyle temizlenmesi</p>
<p>-Hastane tarafından verilen temizleyici, losyon ve kremlerin bebekte kullanılmaması</p>
<p>***Bebeğimin ilk öğünü:</p>
<p>-Anne süt</p>
<p>-Emzirme konusunda yardıma ihtiyacım olacağını düşünüyorum.</p>
<p>-Hastaneden verilen biberon maması</p>
<p>-Evimden getirdiğim organik bebek maması</p>
<p><strong> EVDE DOĞUM</strong></p>
<p>Cerrehi müdahaleler en  düşük seviyede  gerçekleştirilir.doğurmak üzere olan siz ; görüntüleme cihazlarıyla sarmalanmak zorunda kalmazsınız. Bu durum koşullara göre avantaj yada dezavantaj sağlayabilir.  Bebek odası, kimyasal temizlik ürünlerinden uzaktır.Yeni ebeveynler doğal, zehirsiz ve gezegene zararı  olmayan türden bebek bezi, losyon , temizleyici ve krem kullanabilirler. Evde doğum yapmak, hastaneye göre daha komplikasyonsuz ve ucuzdur.</p>
<p><strong>KOMPLİKASYONLAR İÇİN</strong></p>
<p>Hamileliklerini riske sokabilecek herhangi bir medikal geçmişi olan kadınların hastanede doğum yapmaları önerilir. Bu durumlardan bazıları ikiz veya çoğul hamilelik, diyabet, yüksek tansiyon  veya daha önce prematüre doğum yapmış olmaktır.</p>
<p><strong>NORMAL YÖNTEM</strong></p>
<p>İlaç kullanımına yer vermediği ve ilaç atığı  oluşturmadığı, bebeği ağrı kesicilerin etkisinden koruduğu için çevreci bir seçimdir. Günümüzde bir çok anne adayı doğum sınıflarına katılarak kasılmaların fiziksel  fonksiyonlarını ve vücudun bu kasılmalara nasıl tepki verdiğini öğrenir.</p>
<p><strong>SEZARYEN GEREKLİLİĞİ</strong></p>
<p>Rahimde sıkışan, aşırı kilolu ters gelen veya prematüre bebekleri normal doğum travmasına sokmadan almak sezaryen yardımıyla olur. Sezaryen  aslında tıbbi bir acil durumdur. Daha maliyetli bir doğum yöntemidir. Kan nakli gerektirebilir. İyileşme süreci daha uzundur.</p>
<p> HASTANE ÇANTASI</p>
<p>* Sigorta kağıtlarınız ve nüfus cüzdanınız.</p>
<p>*En sevdiğiniz yastığınız.</p>
<p>*Çorap ve terlik.</p>
<p>*Bornoz ve rahat bir gecelik.</p>
<p>*Kişisel bakım ürünleriniz.</p>
<p>*Cep telefonu ve şarj aleti.</p>
<p>*Organik pamuklu bebek çarşafı.</p>
<p>*Organik bebek kıyafeti.</p>
<p>*Doğal kumaştan yapılmış bir battaniya.</p>
<p>*Eve dönüş için ana kucağı.</p>
<p>*Saf sabun, losyon ve kremler.</p>
<p>kaynak kitap:</p>
<p>Dr.Alan Greene</p>
<p>Hayy kitap&#8221; sağlıklı bebek yetiştirme rehberi&#8221;</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1297&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/dogum-plani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEYNİN ŞİFRELERİ ÇÖZÜLDÜ!</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/beynin-sifreleri-cozuldu/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/beynin-sifreleri-cozuldu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 20:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1290</guid>
		<description><![CDATA[TÜRK BİLİM ADAMLARINDAN YİNE BİR İLK DAHA&#8230; Hacettepe ve Atılım Üniversitesi  bünyesinde  görev yapan,  iki bilim adamının ortak çalışmaları sonucu bir ilk daha gerçekleştirildi. Elektrik Elektronik Mühendisi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Uğur Baysal ve Atılım Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Gökhan Şengül&#8217; ün ortak geliştirdiği sistem;  şu anda kullanılanlara göre, düşük hata oranı, kullanımda çok daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRK BİLİM ADAMLARINDAN YİNE BİR İLK DAHA&#8230;</p>
<p>Hacettepe ve Atılım Üniversitesi  bünyesinde  görev yapan,  iki bilim adamının ortak çalışmaları sonucu bir ilk daha gerçekleştirildi. Elektrik Elektronik Mühendisi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Uğur Baysal ve Atılım Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Gökhan Şengül&#8217; ün ortak geliştirdiği sistem;  şu anda kullanılanlara göre, düşük hata oranı, kullanımda çok daha kolay,ucuz ve güvenilirlik bakımından dikkatleri üzerine topladı.</p>
<p> Türk mühendislerinin büyük oranda yerli kaynaklarla geliştirdiği sistem beynin elektriksel işlemlerinin x,y, z koordinatlarını milimetrik olarak hesaplayabiliyor.<span id="more-1290"></span><!--more--><!--more--><!--more--><!--more--></p>
<p> Uluslararası yayını yapılan ve patent başvuru hazırlıkları süren sistem sayesinde şizofreni, epilepsi,alzheimer gibi nörolojik hastalıklarla yetenek, zeka gibi kavramların da çok daha net olarak ortaya konulması bekleniyor.</p>
<p> Beyinde en dış tabaka olan kortekste oluşan beyinsel aktivitelerin ölçümünün hastalıkların teşhis ve tedavisinde önemli rol oynadığını bildiren Baysal,&#8221; Buradaki işlemler bir hastalığın başlangıcıda, sonucuda olabilir. Beyin ne kadar iyi bilinirse hastalıkların  tedavi  sürecide o kadar çabuk olacaktır diye konuştu.</p>
<p> Bilgisayarda tek tuşa basılarak kamera baş etrafında döndürülüyor. Fotoğrafmakinası beynin içeriğini  görmüyor, ancak başın yüzey bilgisini alıyor.</p>
<p>Sistemlerinin nöroloji ve pskiyatri uzmanlarının sağlıklı ve doğru çalışabilmesi için güçlü bir araç olacağını kaydeden Şengül böylece beynin bir çok elektriksel işlev bozukluğu hastalıklarının teşhis ve tedavilerinde çok önemli aşamalar kaydedilebileceğini söyledi.</p>
<p> 15/08/2010</p>
<p>haberin kaynağı:</p>
<p>atv haber</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1290&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/beynin-sifreleri-cozuldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TIP DÜNYASINDAN BİR İLK DAHA!</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/tip-dunyasindan-bir-ilk-daha/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/tip-dunyasindan-bir-ilk-daha/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:12:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik ve Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Bedeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1285</guid>
		<description><![CDATA[TAM  YÜZ  NAKLİ  GERÇEKLEŞTİRİLDİ  Tıp dünyasının en zor operasyonlarından biri olan yüz naklinde bir aşama daha kaydedildi. Fransa&#8217; da doktorlar haziran ayı sonunda bir adama &#8221; tam&#8221; yüz nakli yaptıklarını açıkladılar. Bu nakilde, daha öncekilerden farklı olarak göz kapakları ve göz pınarları da nakledildi. Paris&#8217; teki Henri Mondor de CrEteil hastanesi yetkilileri ameliyatın 26-27 Haziran&#8217; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TAM  YÜZ  NAKLİ  GERÇEKLEŞTİRİLDİ</p>
<p> Tıp dünyasının en zor operasyonlarından biri olan yüz naklinde bir aşama daha kaydedildi. Fransa&#8217; da doktorlar haziran ayı sonunda bir adama &#8221; tam&#8221; yüz nakli yaptıklarını açıkladılar. Bu nakilde, daha öncekilerden farklı olarak göz kapakları ve göz pınarları da nakledildi. Paris&#8217; teki Henri Mondor de CrEteil hastanesi yetkilileri ameliyatın 26-27 Haziran&#8217; da, şimdilik ismi yalnızca Jerome olarak açıklanan 35 yaşında bir erkek üzerinde yapıldığını söyledi.<span id="more-1285"></span> Genetik bir hastalık nedeniyle yüzü tamamen deforme olan Jerome&#8217;a bir cesetten alınan yüz nakledildi.Laurent Lantieri&#8217;nin liderliğinde gerçekleştirilen operasyonun ardından Jerome&#8217;un durumunun iyi olduğu, yürüyebildiği, konuşabildiği, yemek yiyebildiği, hatta sakallarının da çıkmaya başladığı bildirildi.İki yıldan beri ameliyatı beklenen Jerome kendine geldikten sonra aynaya baktığında başparmaklarını havaya kaldırarak  &#8220;Başardık&#8221; işareti yaptı.İspanya da nisan ayında benzer bir ameliyat yapılmış, bununda &#8220;tam &#8220;yüz nakli olduğu söylenmişti.Ancak bu operasyonda göz pınarları yenilenmemişti. İlk  yüz nakli 2005 yılında Fransa&#8217; da yapıldı. Fransa, ABD, Çin ve İspanya&#8217; da bu güne kadar 11 benzer ameliyat gerçekleştirildi.</p>
<p>Kaynak :</p>
<p>Milliyet dış haberler servisi</p>
<p>08/07/2010</p>
<p>  &#8221; Ağlamak için gözden yaşmı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamazmı?Sevmek için güzele mi bakmalı?  Çirkin bir yüzde  güzel bir ruh, kalbi bağlayamazmı?   Hasret; özlenenden uzakmı kalmaktır. Özlenen yakındayken hicran duyulmazmı?&#8221;</p>
<p> Sevilen her haliyle sevilir. Zorunlu ise bu operasyon yapılmalı Fransız doktorlara teşekkürler.</p>
<p>admin</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1285&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/tip-dunyasindan-bir-ilk-daha/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SİVİLCENİN ŞİFRELERİ ÇÖZÜLDÜ</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/sivilcenin-sifreleri-cozuldu/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/sivilcenin-sifreleri-cozuldu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 15:56:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik ve Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1281</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlik dönemindeki gençlerin sorunu olan  sivilceler, artık  yetişkinlik döneminde de kadınların peşini bırakmıyor.İngiliz Dermatoloji Birliği&#8217;ne göre, 26 ila 44 yaş arası kadınların yüzde 14&#8242;ü her yıl düzenli olarak akne tedavisi görüyor. Araştırmacılar, stres, kötü beslenme gibi faktörlerin, cilt problemlerini daha da arttırdığını söylüyor. Kadınların ciltlerinde ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonların değiştiği dönemde arttığı bilinen sivilceler, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik dönemindeki gençlerin sorunu olan  sivilceler, artık  yetişkinlik döneminde de kadınların peşini bırakmıyor.İngiliz Dermatoloji Birliği&#8217;ne göre,<span id="more-1281"></span> 26 ila 44 yaş arası kadınların yüzde 14&#8242;ü her yıl düzenli olarak akne tedavisi görüyor. Araştırmacılar, stres, kötü beslenme gibi faktörlerin, cilt problemlerini daha da arttırdığını söylüyor. Kadınların ciltlerinde ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonların değiştiği dönemde arttığı bilinen sivilceler, artık modern hayatın getirdiği yeni etkenler yüzünden 30&#8242;larında ve 40&#8242;larındaki kadınları da ciddi şekilde etkiliyor. Stanford Üniversitesi&#8217; nin öğrencileri üzerinde yaptığı araştırma da stresin akne problemlerini kötüleştirdiğini ortaya koydu.</p>
<p>Sivilcelerin Bölgelere Göre Anlamları</p>
<p>Alında ve Saç Çizgisinde:</p>
<p>Zayıf sindirim sistemi.Toksinleri vücuttan atmak için daha çok su içmeniz gerekli.</p>
<p>Kaş Ortasında :</p>
<p>Çok fazla yağlı yemek ve alkol tüketmek ya da yemek allerjisi nedeniyle.</p>
<p>Yanaklarda:</p>
<p>Sigara içmek ya da yemek allerjisi nedeniyle. Ayrıca kılcal damarlarınıza zarar vermiş olabilirsiniz.</p>
<p>Ağız Çevresinde:</p>
<p>Sağlığınızın bozulduğuna dair bir işaret.</p>
<p>Çenede:</p>
<p>Stersin tetiklediği hormonal dengesizlik nedeniyle ya da regl.</p>
<p>aberin kaynağı:</p>
<p>milliyet dış haberler servisi</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1281&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/sivilcenin-sifreleri-cozuldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞTAHI KESMENİN YOLU BULUNDU</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/istahi-kesmenin-yolu-bulundu/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/istahi-kesmenin-yolu-bulundu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 20:20:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik ve Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1277</guid>
		<description><![CDATA[İNGİLİZ bilim insanları iştahı engelleminin yolunu buldu. İnsan vücudunda doğal olarak bulunan bir kimyasalın beyindeki  özel bir bölümü etkileyerek yemek yemenin verdiği zevki azalttığını keşfeden bilim insanları  bu kimyasalı yeni diyet ilaçlarında ve obezite tedavisinde  kullanmayı planlıyor. İngiltere&#8217; nin Machester Üniversitesi&#8217; nde yapılan araştırmaya göre  &#8220;hemopressin&#8221; isimli kimyasal beyindeki ödül merkezlerini uyararak yemek yemenin verdiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İNGİLİZ bilim insanları iştahı engelleminin yolunu buldu. İnsan vücudunda doğal olarak bulunan bir kimyasalın beyindeki  özel bir bölümü etkileyerek yemek yemenin verdiği zevki azalttığını keşfeden bilim insanları  bu kimyasalı yeni diyet ilaçlarında ve obezite tedavisinde  kullanmayı planlıyor. İngiltere&#8217; nin Machester Üniversitesi&#8217; nde yapılan araştırmaya göre  &#8220;hemopressin&#8221; isimli kimyasal beyindeki ödül merkezlerini uyararak yemek yemenin verdiği zevki azaltıyor.Uzmanlar beynin daha fazla &#8220;hemopressin&#8221; üretmesini sağlayacak ilaçların  üretilmesi halinde kilo vermenin kolaylaşacağını düşünüyor.</p>
<p>haberin kaynağı:</p>
<p> Milliyet Dış Haberler Servisi</p>
<p> 06/07/2010</p>
<p>    Bilim İnsanları&#8217;nın uzun uğraşlar vererek buldukları  bu  buluş ,  çok yönlü değerlendirilebilir. Bu yöntem ile beynimizin sayısız özel bölümleri keşfedilerek  bu  bölümlere  ait bazı hastalıklar yine bu  yöntemle yok edilebildiği gibi,  mevcut beyin hastalıklarının bir kısmınıda gidermeye yarayabilir. Tıp adamları bu buluşu çok yönlü değerlendirip kendilerince yorumlayacaklardır  muhakkak.  Ancak bir çok sektörü de etkileyeceği kesin gözüküyor. İlaç sektörü adına  güzel bir gelişme, yeni bir ilaç,  ilaç pazarında yeni bir tezgah ve bir sürür insan isdihdamı  olarak değerlendirilirken,  cerrahi ve güzellik merkezleri adına geri bir adım olarak düşünülebilir. İlaç üretilmeye başladıktan ve piyasaya çıktıktan sonra, bir çok iştahlı  ve obezite  sorunu olan  insan,  önce doktora, sonrada   eczanelere koşacaktır. Ve belki bu sayede yine   sistemik  ve  metobolizma hastalığı olanlarda hastalıklarından kurtulacaklardır. İnsan vücudu öyle mucizelerle dolu ki ; Vücudumuzun bir bölümünde görülen bir hastalık , diğer tarafta yine vücudumuzda   doğal olarak bulunan bir kimyasalla yok edilebilecek.</p>
<p> yazan: admin</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1277&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/istahi-kesmenin-yolu-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALZHEİMER İÇİN SEVGİ ROBOTU</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/alzheimer-icin-sevgi-robotu/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/alzheimer-icin-sevgi-robotu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jul 2010 14:38:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1273</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları Alzheimer ve otizm gibi hastalıklar için ilginç bir tedavi yöntemi geliştirdi.Japonya da üretilen, yavru fok görünümündeki robotlar bu kişilerin dünyayla ilişkilerini yeniden sağlamakta kullanılıyor.AİST isimli firmanın piyasaya sürdüğü &#8220;Paro&#8221; adlı robot, okşandığında titrek bir sesle konuşuyor,yüzgeçlerini çırpıyor,ışıkllar kapandığında o da gözlerini kapattıyor; etrafta seslar duyduğunda ise gözlerini açıp  hareket etmeye başlıyor.Dünyanın en tedavi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamları Alzheimer ve otizm gibi hastalıklar için ilginç bir tedavi yöntemi geliştirdi.Japonya da üretilen, yavru fok görünümündeki robotlar bu kişilerin dünyayla ilişkilerini yeniden sağlamakta kullanılıyor.AİST isimli firmanın piyasaya sürdüğü &#8220;Paro&#8221; adlı robot, okşandığında titrek bir sesle konuşuyor,yüzgeçlerini çırpıyor,ışıkllar kapandığında o da gözlerini kapattıyor; etrafta seslar duyduğunda ise gözlerini açıp  hareket etmeye başlıyor.Dünyanın en tedavi edici robotu olarak Guinness Rekorlar Kitabı&#8217;na giren fok  Paro, özellikle yaşlı hastaların tadavisinde kullanılıyor, hastaların stresini azaltıyor.Japonya da şimdiye kadar, huzurevlerinde ve hastanlerde 1000 adet Paro satıldı. </p>
<p>06/07/2010 Mlliyet haber</p>
<p>   Ne kadar güzel bir buluş öyle değilmi? Bu haberi ilk okuduğumuzda bir çoğumuz gülümseyerek güzel bir buluş olarak düşünüp, bir çok alzheimer hastasının bir nebzede olsun derdine derman olacağını düşünerek tebessüm etmişizdir.<span id="more-1273"></span>Gelişen teknolojinin son harikası öyle değilmi? Teknolojinin yeniliklerine  ve icatlarına  her gün bir yenisi  daha  ekleniyor.Teknoloji çok güzel ama , bence yerinde kullanıldığı sürece  çok güzel&#8230;   Aslında bu türden buluşlar bazen, insanlık adına yeni bir darbe olarak  nitelendirilebilir bence. Teknoloji gelişti internet, telefon , msn, face book ve daha bir sürüsü &#8230;    bizi  birbirimizden uzaklaştırmadımı .</p>
<p> Her gün yeni bir buluş ve her gün yeni bir kopuş aslında . Gelişen teknoloji bizi birbirimizden uzaklaştırıyor, insan olduğumuzu unutuyoruz.Düşünsenize bir alzheimer hastasının  eline bir robot tutuşturuyorsunuz ve onların aralarında bir iletişim kurmalarını bekliyorsunuz. Sağlıklı iken canımız en sevdiğimiz insan hastalandığında küçük bir oyuncak robotla avutuluyor.   Neden sıcacık bir insan eli değil? Alzheimer hastası olan yakınımızın, elinden neden biz tutamıyoruz, bu neden sıcacık bir insan eli  dokunuşu değilde oyuncak bir robot. Hadi zamanımız olmadı çalışmaktan yorgun düştük.Yinede yapılacak en doğru davranış , ona dokunması için evcil bir hayvan götürmek olmazmıydı.Küçücük bir kediyi okşadığınız zaman ona her hangi bir ayar yapmanız gerekmez, o yumuşaçık tüylerini okşamanıza izin verir, yanınızdan hiç ayrılmaz, küçücük bir köpek yavrusu , bir kuş olamazmı bu. Neden yaşıyoruz neden varız, biz insan değilmiyiz ,Tanrının bize bahşettiği insanlık ve canlı olma özelliklerimizi neden kaybediyoruz ve bugün 1000 adet satılan robot oyuncak yarın bakmışsınız milyonları geçmiş.Bu satılan oyuncak robotların sayısı yükseldikçe, bizlerde insanlığımızdan biraz daha uzaklaşmış olacağız.İnsanlığımızı kaybetmemek adına ;   Bence hiç zaman kaybetmeden, alzheimer    hastası  olan yakınımızın elini tutumaya koşalım, zevklerimizden biraz feragat edelim ve torununu dedesine veya ninesine götürelim ve ondaki olumlu tepkileri kendimiz gözlemleyelim.İnanın binlerce dolar verip alınacak bu oyuncak robottan çok daha fazlasını vermiş oluruz  onlara.</p>
<p>yazan :admin</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1273&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/alzheimer-icin-sevgi-robotu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÖĞÜS BÜYÜTMEDE ARTIK LAZER KULLANILIYOR</title>
		<link>http://www.intersaglik.com/gogus-buyutmede-artik-lazer-kullaniliyor/</link>
		<comments>http://www.intersaglik.com/gogus-buyutmede-artik-lazer-kullaniliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 19:58:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik ve Estetik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.intersaglik.com/?p=1270</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de neşter, kök hücre ya da silikon kullanmadan göğüs büyüten yeni yöntem estetikte çığır açtı.Lazer ışınlarıyla östrojen hormonunun tetiklenmesi esasına dayanan yöntemle göğüs bölgesindeki sinir hücreleri uyarılıp, dolaşımı hızlandırılıyor.30 dakikalık  seanslarla üç ay sonunda gözle görülür büyüme elde ediliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;de neşter, kök hücre ya da silikon kullanmadan göğüs büyüten yeni yöntem estetikte çığır açtı.Lazer ışınlarıyla östrojen hormonunun tetiklenmesi esasına dayanan yöntemle göğüs bölgesindeki sinir hücreleri uyarılıp, dolaşımı hızlandırılıyor.30 dakikalık  seanslarla üç ay sonunda gözle görülür büyüme elde ediliyor.</p>
<img src="http://www.intersaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1270&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.intersaglik.com/gogus-buyutmede-artik-lazer-kullaniliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

