Anasayfa İletişim


Kronik ağrı

 Akut ağrılı hastalığın olağan seyrinden veya bir yaralanmanın iyileşme süresinden çok daha uzun; aylar, hatta yıllar boyu,aralıklarla devam eden ağrıya  kronik ağrı denir.Bir ağrının kronik ağrı haline gelebilmesi için üç ila altı aylık bir sürenin geçmesi  gerekir.Çeşitli kronik ağrılar akut ağrılardan daha farklı bir biçimde,endüstri toplumlarının sağlık sistemlerinde tedevi maliyetlerini yükselten bir ekonomik boyut içerir hale gelmektedir.Her yıl kronikağrıya bağlı olarak 700 milyon işgünü ve 60 milyar dolar zarar meydana geldiği tahmin edilmektedir.Bu nedenle özellikle son 20 yıl içerisinde tıp, kronik ağrıyı geçmişten daha farklı bir biçimde değerlendirmekte ve başlı başına bir hastalık olarak ele almaktadır.Kronik ağrıya bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli diğer bozukluklar kronik ağrıyı bir sendrom haline getirmektedir.Kronik ağrılara bağlı olarak:

   – Halsızlik ve bitkınliğe bağlı olan uyku bozuklukları,

   – Libido ve seksüel aktivite azalması,

   – İştahsızlık ve kilo kaybı,

   – Kabızlık,

   – Psikomotor bozukluklar,

   – İrritabilite artışı,

   – Hareketliliğin azalmasına bağlı eklem bozuklukları gibi semptomlar da ortaya çıkar.

   Kronik ağrı tek bir hekim tarafından değil, bir çok hekim tarafından ayrıntılı olarak ele alınmalıdır.Agrının çeşitli disiplinler arası değerlendirilmesi, ağrılı hastaların bir masa etrafında toplanmış hekimler tarafından değerlendirilmesi anlamında değildir. Önemli olan ağrılı hastaya aynı biçimde yaklaşabilecek, ağrıyı geniş bir perspetiften ele alarak değerlendirecek olan hekimlerin ortaya çıkmasıdır.Bu amaçla Uluslararası Ağrı Araştırma Teşkilatı (IASP) kronik ağrıda disiplinler arası yaklaşımın önemini ortaya koyan bir çok kampanya yapmıştır.Ağrılı hastanın ekip bilinci ile ele alınması hem hastanın ağrısının çok daha kısa surede dindirilmesine hemde zaman ve maddi açıdan daha az kayba ugramasını sağlar.

Yorum yapılmamış

No comments yet.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Sorry, the comment form is closed at this time.