Hamilelikte gribin her çeşidi tehlikelidir.Hamile olan kişiler hamile olduklarını anladıkları ilk andan itibaren kendilerini koruma altına almalıdırlar.İlk olarak vücut direncini arttıracak önlemlerle başlayarak, vitamin ve minerallerden zengin beslenmeleri gerekmektedir. Domuz Gribinden korunmak için , hijyene dikkat ederek virüsün kendilerine bulaşmasını önlemeye çalışmak başlıca dikkat etmeleri gereken kural olmalıdır. Devamını oku…
Popularity: 1% [?]
Son günlerde ülkemizde sıklıkla görülmeye başlanan Domuz Gribi büyükten küçüğe hepimizin korkulu rüyası haline gelmiştir.Domuz Gribinin ülkemizde görülmeye başlamasıyla beraber hepimizin ne yapmamız gerektiği konusunda bilgilendirilme ve yönlendilirme ihtiyacımız doğmuştur.Bu konuyla ilgili olarak,Sağlık Bakanlığı yetkilileri görsel ve yazılı basın aracılığı ile halkımızı bilgilendirmeye yönelik çalışmalar yapmıştır. Domuz Gribi Aşısı Sağlık Bakanlığı organizasyonu dahilinde tüm sağlık kuruluşlarında yakın bir tarlhte uygulanmaya başlanacaktır. Diğer grip aşısı formülünden farklı bir şekilde hazırlanmış olan Domuz Gribi Aşısı eczanelerde satılmamaktatdır. Devamını oku…
Popularity: 1% [?]

Amerika Sağlık ve Bilim Enstitüsü Oregan’ da Şukret Mitalipov ve ekibi, maymunların yumurta hücresindeki mitokondriyal DNA’ yı ( sadece anneden bebeğe nakledilen kod dizisi )değiştirmeyi sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. 3 anne maymundan “sağlıklı DNA‘ya ” sahip 4 yavru dünyaya geldi.
Ancak bu yöntemin insanlarda güvenli ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmayacağını anlamak için klinik araştırmaların gerekli olduğunu vurguladılar.
Mitokondriyal DNA mutasyonlarının anneden çocuğa geçmesinin engellenebildiğini gösterdiklerini belirten araştırmaları ile ilgili makaleleri geçtiğimiz günlerde Nature dergisinde yayımlanmıştı.
Bundan böyle ; mitokondriyal hastalıklar, özellikle kas ve sinir sisteminde sorunlara yol açan bazı hastalıkların sorumlu genleri hücre çekirdeğindeki kromozomlarında değil, hücre içinde bulunan ve mitokondri adı verilen, hücre için gerekli enerjinin üretildiği , kendine özgü DNA’sı olan organel (hücre elemanı) üzerinde yer alıyor.
Mitokondriyal DNA’ daki 150′den fazla mutasyon , görme kaybı , sara ve şeker hastalığı , alzheimer bazı kanser çeşitleri ve kısırlığa neden olduğu sanılıyor.
Ancak bu araştırmanın, insanlarda uygulanıp uygulanamayacağı, tıp ve din adamları arasında değişik görüşlere ve tartışmalara neden olmaktadır.
ntv haber
01.09.2009
Popularity: 2% [?]
Bundan böyle anneler bebeğimin ateşi varmı aceba diye endişe duymayacaklar.İngilterede ısıya duyarlı tulum icat edildi.Teknoloji mucizesi tulumlar yakında piyasaya çıkıyor.
Daily Mail’in haberine göre, Chris Ebejer adlı baba bebeklerle ilgili bir belgesel izlerken, aklına ısıya hassas bebek tulumu fikri geldi.Isıya hassas moleküllere sahip boya pigmentleri üzerine araştırma yapan Chris Ebejer,tulumu geliştirmek için 6 yıl çalıştı ve 700 bin sterlin harcadı. Mavi, bembe, yeşil renkte üretilen tulumlar, bebeğin ateşi 37′nin üzerine yükselir yükselmez beyaza dönüşüyor. Böylece yükselen ateşe vaktiyle müdahale edip tehlikeli hastalıkların önüne geçme imkanı doğuyor.
İngilterede üretimine başlanan renk değiştiren tulumlar ekim ayından itibaren 20 strelinden (50 tl) piyasaya sürülecek.
Teknoloji harikası tulumların keşfini yapan Chris Ebejer’ i ayrıca ilgili bir baba olduğu için iki kez kutlamak lazım.
kaynak
ntv haber
28.08.2009
Popularity: 1% [?]

Obez insanların beyin dokusu, normal kilodakilere oranla yüzde 8 küçük ve 16 yıl yaşlı görünüyor. ABD’li uzmanların yapmış olduğu bu araştırma, Human Brain Mapping adlı tıp dergisinde yayımlandı, bu araştırmaya göre obez insanların beyinleri yüzde 8 daha küçük ve 16 yaş daha , büyük görünüyor.
70′ li yaşlarda olan 94 insanın beyin taramaları yapıldı.Bu insanların seçimi ciddi beyin hasarı olan kişiler arasından yapıldı. Amerikalı Prof.Paul Thampson, bu oranların çok ciddi bir doku kaybı anlamına geldiğini belirterek, Alzheimer konusunda risk altındaki insanları uyararak şunları söyledi. Sağlıklı beslenerek kiloyu dengede tutmak Alzheimer‘a yakalanma riskinin ciddi anlamda önlenebileceğini belirtti.
Hastalığın baş nedeni dengesiz ve kötü beslenme olarak belirtildi. Obezitenin ayrıca diyabet tip 2, hipertansiyon, kalp hastalıkları, bazı kanser türlerini tetikleyerek,cinsellik üzerindede olumsuz etkileri olduğu biliniyor. DSÖ tarafından bildirilen obez sayısı dünyada tam 300 milyon kişi.
Araştırmacı uzmanlara göre obez insanlar genellikle , beyinlerinin arka ve ön loplarından doku kaybediyorlar. Beynin bu bölümleri hafıza ve planlama , yönetici fonksiyonlar, hareket,uzun süreli hafıza dikkat gibi konularda önemli rol oynar.
Kişiler obez olup olmadıklarını anlamak için vücut kitle endekslerini saptayarak belirleyebilirler.
Yapılan bu araştırma Ulusal Yaşlanma Enstitüsü ve Amerikan Kalp Vakfı ve Ulusal Araştırma Kaynakları Merkezi tarafından desteklendi.
NTV HABER
28.08.2009
Popularity: 1% [?]
Prof.Dr.BİNGÜR SÖNMEZ kalp hastalarını uyarıyor.Kalp kapağı hastalarının yazdan bu kadar etkilenmesinin temel nedeni, idrar söktürücü ilaç kullanmaları.Bu hastalar vücutlarındaki fazla su ve tuzu idrarala atarlar. Ancak yazın çok terledikleri için terlemeyle de tuz ve su atacakları için özellikle tuz kayıpları aşırı miktarda olur.Bu da halsizlik,bitkinlik ve ritim bozukluğuna yol açabilir.
Prof.Dr.Sönmez “Bu nedenle yazın bir otomobilin nasıl karbüratör ve klima ayarları yaptırılıyorsa, kapak hastalarının da doktorlarına danışarak idrar söktürücü ilaç dozunu gerekli miktara gelecek şekilde azaltmaları gerekiyor” diyor.
BOL SU İÇMEK ŞART
Koroner kalp hastalarında ise kan akışkanlığı çok önemli. Bu hastalara kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor ki, kanlarının akışkanlığı artsın. Ancak koroner kalp hastaları yaz aylarında çok fazla terledikleri için 1-2 litrelik su kayıplarında kanları koyulaşıyor ve akışkanlığı da buna bağlı olarak azalıyor.Bu da çok kritik olmayan bir darlıkta oluşabilecek bir pıhtının, hiç beklenmeyen ve sonu ölümle sonuçlanabilen enfarktüse neden olabilme ihtimalini artırıyor. Prof.Dr.Sönmez,”Koroner kalp hastaları aşırı sıcaklardan kesinlikle kaçınmalı. Güneşin dik konumda olmadığı sabah erken ve akşam üstü saatlerinde denize girmeli ve bol bol su içmeliler.Su onların terlediklerinde kaybettikleri su miktarını geri kazandırıyor”diyor.
GÜNEŞ ALTINDA ALKOL ALMAYIN
Sorunları neden kaynaklanırsa kaynaklansın, kalp hastaları kesinlikle güneş altında alkol almamalı. Özellikle yüksek tansiyonu olan hastalar.Az ve sık sık yemeli, ağır ve yağlı beslenmekten kaçınmalı. Koroner hastalarının günde en az iki litre ve daha çok su içmeleri, ağır ve yağlı yemekleri tercih etmemeleri de önemli .Sporu ise sabah ya da akşamüstü saatlerine bırakmalı.
Yine hatırlatmakta yarar var : Kalp kapak hastaları ve koroner kalp hastaları kesinlikle güneşin dik geldiği ve günün en sıcak olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında ortalıkta dolaşmamalı, kesinlikle spor yapmamalı.
Popularity: 2% [?]
Dünyada yaygın olarak uygulanan botoks tadavilerinden Türkiye’de her yıl onbinlerce kişide faydalanmaktadır.İstatistiklere dayanarak botoksun ülkemizde,yüzde olan çizgileri ve kırışıklıkları azaltan, özellikle mimik kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan alın bölgesi, kaş arası ve göz kenarı çizgilerinin tadavisinde en çok tercih edilen uygulama olduğunu söyleyebiliriz. Oysaki aşırı terleme yani hiperhidroz tedavisi, botoksun en başarılı kullanım alanlarından biri. Botoks’un temel işlevi, kas kasılmasını tetikleyen aşırı sinir uyarılmasını bloke ederek kas aktivitesini azaltmaktır.Enjeksiyonun etkisi geçicidir.Hastaya ve tedavi edilen rahatsızlığa bağlı olarak bir aydan 8 aya kadar geçen zamanda sinir-kas bağlantısı yeniden kurulur. Bu nedenle genellikle medikal kullanımda, olumlu etkinin yeniden hissedilebilmesi için tedavinin tekrar edilmesi gerekir.
ON DAKİKADA KURTULUN
Botoks, koltuk altı, el, ayak içi yada alın gibi aşırı terleyen bölgelere ince enjeksiyonlar şeklinde uygulanır.Üç gün sonra etkisi görülmeye başlar.Eğer hâlâ aşırı ter üreten alanlar varsa birkaç ilave ile tedavi tamamlanır. Aşırı terlemede botoksun etki süresi ise yaklaşık 201 gün veya 6,5 aydır.Bu süreden sonra botoksun etkisi azalınca tekrar uygulama yapılabilir.
Popularity: 2% [?]
*Gün içerisinde giysi değiştirmeye çalışın.
*Çalışma ortamınızı serin tutun ve iyi havalandırın.
*Serin tutacak giysiler seçin.Doğal pamuklular vücudumuzu serin tutar.
*Sıcak ve alkollü içecekler, baharatlı yiyecekler terlemeyi arttırır.
*Ne kadar terlesenizde su içmekten vaz geçmeyin. Çünkü aşırı terleme vücudun susuz kalmasına yol açar.
*Ter kokusunu ağırlaştıran sarımsak, soğan, pastırma, sucuk gibi yiyeceklerden ve alkolden uzak durun.
*Ter kokusunu önlemek için sabah- akşam ılık duş alın.
*Stres terlemeyi arttırır .
*Bol su tüketmeyi de unutmayın.
Eğer bu yöntemler ter kokusunu gidermeye yeterli olmuyorsa eczanelerde ve marketlerde kolayca bulabileceğiniz ve çok pahalı olmayan Deo-Tak kremlerden haftada bir kez duş sonrası kullanarak ter kokusunu tamamen yok edebilirsiniz.Bu krem (koku gidericilerin) hiç bir yan etkisi yoktur.
Popularity: 2% [?]
Hiperhidroz, aşırı terlemeye verilen tıbbi isimdir ve bu gün Amerika’da tahminen 7-8 milyon kişiyi etkileyen yaygın ve kronik bir rahatsızlıktır.Hiperhidrozlu hastalarda, vücut ısısını düzenlemek için gerekli olan miktarı aşan bir ter yapımı söz konusudur.Hastaların sürekli alınlarında, koltukaltlarında, avuçlarında ve ayak tabanlarında terleme görülür.Hastalık en sık olarak gençlikte veya genç erişkinlikte gelişir.Bu rahatsızlığın altında yatan neden belirli değildir fakat genetik önemli bir rol oynar. Aşırı terleme, stres, heyecan veya egzersizle alevlenebilir ancak sıklıkla spontane olarak ortaya çıkar.Bu durumu tetikleyen kesin mekanizma belirsiz olsada rahatsızlığın vücudun soluk alma, kalp atımı ve vücut ısısı gibi ‘istemsiz’ fonksiyonlarını düzenleyen sempatik sinir sisteminin işlev bozukluğu ile ilişkili olduğu görülmektedir.
Popularity: 2% [?]
Aşırı terleme (tıbbi adıyla hiperhidroz), pek çok kişiyi üzen, sosyal yaşamı etkileyen kronik bir hastalık. Aşırı terleme , yazın daha da artar. Ve bu rahatsızlık kişinin sosyal, fiziksel ve mesleki yaşamında çok önemli problemlere yol açabilir.Romantik ilişkilerini, eğitim ve kariyer seçimini, ruhsal sağlığını ve yaşam kaltesini olumsuz etkileyebilir.Örneğin, elleri fazla terleyen kişiler çekingenlik yüzünden el temasından ve tokalaşmaktan , dans etmekten kaçınabilir.Sosyal deneyimlerden kaçınamadıkları zamanlarda ve öncesinde ise şiddetli iç sıkıntısı yaşayabilirler. Hasta terleyeceği endişesine kapıldığı zaman, terlemesine neden olan uyarılar artarak terlemeyi daha da artırabilir ve gerginlikler ile bunların fiziki sonuçları birbirlerini tetikleyerek hastayı bir kısır döngüye sokabilir.Kol altlarında ki aşırı terleme ise kişinin istediği giysiye giymesini engeller. N e kadar şık olursa olsun , kol altlarında ki ter izleri her şeyi alıp götürür.Bir düğün yada yaz daveti kabusa dönüşür.Romantik bir buluşma kısa kesilir.Sorun bu kadarlada kalmaz, ter kokusu yada sebebiyle ortaya çıkan çeşitli cilt sorunları da cabası olur. Aynı terleme sorunu ayaklarda da yaygın olarak görülebilir.Kişi istediği ayakkabıyı giyemez; özellikle yazın en çok giydiğimiz kumaş tipi ayakkabılardan teri gösterdiği için uzak durur. Aslında bu kabusu çekmek yerine; onu yok etmek en iyi çözüm . Bunun çözümü ise son yıllarda yaygın olarak kullanılan botoks.Aslında herkesin gençleşmek, kırışıklıkları yok etmek için kullandığını sandığı botoksla bu konuda da en iyi sonuç kısa sürede alınıyor.10 dakika da bu kabusu geride bırakıp hayatınıza sorunsuz devam ediyorsunuz.
Popularity: 2% [?]