Anasayfa İletişim


PSİKİYATRİDE”Normal” ve Patolojik Ayrımı

  

 

Tüm insanlar yaşamlarının değişen dönemlerinde, değişen şiddetlerde psikiyatrik semptomlar gösterir. Durum böyle olduğunda, bireyin gösterdiği semptomların ne zaman”normal” ne zaman  psikiyatrik hastalık lehine patolojik sayılması gerektiğinin belirlenmesi önemlidir. Psikiyatrik semptomu olan bir birey, günlük olağan işlevlerini yeterli bir düzeyde yerine getiriyorsa yani çalışabiliyorsa, sosyal ve aile içi ilişkilerinde ciddi problemler yaşamıyorsa, ve bu psikiyatrik semptomu kendisini aşırı derecede rahatsız etmiyorsa sözkonusu kişinin, septomlarına rağmen“normal”olduğunu düşünebiliriz. Örneğin, sosyal fobik semptomları olan biri, toplum önünde ya da amiri ile konuşurken rahatsız olmasına ve bundan mümkün olduğunca kaçınmasına rağmen, gerektiğinde konuşuyor ve bu belirtisi yaşam kalitesni düşürecek düzeyde sıkıntı yaratmıyor ise bu kişinin”normal”olarak değerlendirilme olasılığı yüksektir.Öte yandan, aynı kişi, hissedeceği  sıkıntıdan korkarak amirinin karşısında konuşmaktan kaçınıyor ve bu yüzden zarar görüyorsa ya da ” ben  neden bu kadar çekingenim, neden kimsenin önünde konuşamıyorum” gbi düşüncelere sık sık kapılarak belirgin sıkıntı, karamsarlık yaşıyorsa bu kişide tedavi edilmeyi gerektirir düzeyde sosyal fobi olduğundan sözedebiliriz.

  Sık rastlanan  psikotik belirtiler varlığında (hallüsinasyon, hezeyan, çağrışım kusurları(hastanın konudan konuya atlaması, anlaşılmaz konuşması, hiç susmadan konuşması, aynı şeyi tekrar tekrar söylemesi, hiç konuşmama(mutizm)  gibi), dezorganize davranışlar (Ortalıkta soyunma, büyük abdestiyle oynama, ani ve yersiz saldırganlık, intihar girişimleri, hiç hareket etmeden günlerce aynı pozisyonu koruma (katatoni)gibi”normal” ve patolojik ayırımı göreceli olarak daha kolaydır. Bu belirtileri  gösteren hastalarda gerçeği değerlendirme işlevi belirgin olarak bozulmuştur. Eşlik eden  semptomlara ve hastalığın süresine bağlı olarak, hastaya, şizofreni, bipolar bozukluk, şizoaffektif  bozukluk gibi tanılardan hangisinin  konacağı saptanır. Bu olgular acil müdahalesi yapıldıktan sonra psikiyatriye sevk edilmelidir.

  Bilişsel işlevler yüksek kortikal fonksiyonlardır ve bu fonksiyonların bozulduğu durumlarda da “normal” ve patolojik ayırımı göreceli olarak daha kolaydır. Bilinci bulanık, dikkatini bir konuda yoğunlaştıramayan, bulunduğu yeri, tarihi  bilemeyen bir kişide bilişsel  işlevlerin bozulduğundan sözedilebilir. Bu kişi  hallüsinasyon, hezeyan, çağrışım kusurları gibi psikozlarda rastlanan belirtiler gösteriyor olsa bile, mutlaka bu belirtilere neden olabilecek organik durumların araştırılması gereklidir.

   Nevrotik belirtiler ise, özellikle hafif olduğu için ” normal” veya patolojik ayırımı yapmak güç olabilir. Sık rastlanan bazı nevrotik semptomlar (depresif semptomlar, anksiyete semptomları, panik atağı, sosyal fobi semptomları, agorafobi semptomları, özgül fobi, obsesif-kompülsif bozukluk semptomları, hipokondriak(hastalık hastalığı)semptomları, somatizasyon semptomları(histerik nevroz), konversiyon semptomları sayılabilir. Bu semptomları gösteren bireylerde bu semptomların kişide yarattığı sıkıntı, günlük hayatına etkisi, ne kadar zamandır sürmekte oldugu, semptomların toplam sayısı ve şiddeti “normal” vaya patolojik ayırımında önemlidir.

Yorum yapılmamış

No comments yet.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Leave a comment