Anasayfa İletişim


Teratojenik etmenler

Annenin gebeliği sırasında geçirdiği bazı bulaşıcıhastalıkların teratojenik (ucube oluşturucu) bir etkisi olabilir. Bunun en iyi bilinen örneği kızamıkçıktır. Bu virüsün embriyodaki hücre bölünmelerini aksattığı sanılmaktadır. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan bozukluk hastalığın, gebeliğin hangi evresinde geçirildiğine bağlıdır. Bu bozukluklar katarakt (göz perdesi) anormal derecede küçük gözler, iç kulak bozuklukları nedeniyle sağırlık, kalp ve beyin bozuklukları gibi durumları kapsar.

Göz merceği gebeliğin altıncı haftasında oluştuğu için katarakt genellikle, kadının gebeliğinin altıncı haftasında kızamıkçık olması halinde ortaya çıkan bir bozukluktur. En önemli bozukluklar kadının gebeliğinin ilk dört haftası içinde hastalığa yakalanması halinde meydana gelir. Hastalığın sekizinci haftadan sonra geçirilmesi çocukta bir bozukluk olma olasılığını büyük ölçüde azaltır. Üçüncü aydan sonra ise çocuğu etkilemesi söz konusu olmaz.

İyi bilinen bir diğer hastalık toxoplasma gondii parazitlerinin neden olduğu toksoplazmozdur. Yetişkinlerde bu hastalık çoğunlukla farkedilmeden geçer; doğmamış çocukta ise göz ve beyin zedelenmesine yol açabilir. Annede frengi olması da çocukta bozukluklara neden olur. Röntgen radyasyonu ve radyoaktivite özellikle merkez sinir sistemini tahrip eden teratojenik etmenlerdir. Bazı ilaçların da teratojenik bir etkisi olduğu anlaşılmıştır. Bunların en ünlüsü talidomiddir. Bu ilaç kol ve bacaklarda ve bazen de kalp ve bağırsaklarda önemli anormalliklere neden olmaktadır. İlacın bu etkileri anlaşılır anlaşılmaz, ilaç piyasadan çekildi, ama o zamana kadar yeterince zarara yol açmıştı bile. Hayvanlar üzerinde yapılan talidomid deneylerinde hiçbir teratojenik etkinin ortaya çıkmamış olduğunu belirtmek gerekir.

Doğuştan bozukluk olarak ortaya çıkan farklı bir hastalık da yeni doğan bebekte hemoliz (kırmızı kürelerdeki hemoglobinin entoksikasyon ya da bakteri toksinleri ile dışarı çıkması) olmasıdır. Bu hastalık anne ile bebeğin kanı birbiriyle uyuşmuyorsa ortaya çıkar. Bu durumda çocuğun kanı bozulduğu için önemli gelişme aksaklıklarına yol açabilir. Çocuğun kanının taze kan ile değiştirilmesi kan bozulmasını çoğunlukla bir ölçüye kadar önleyebilir. Doğuştan bozukluklar aynı zamanda doğum sırasındaki güçlükler nedeniyle meydana gelen doğum zedelenmelerini de kapsar. Uzun süren güç bir doğum sırasında çocuğa gereken miktarda kan ulaşmadığından oksijenin de yetersizleşmesi çok ciddi hasara yol açar. Beyin önemli ölçüde zedelenebilir. Ayrıca, doğum kanalının dar olması nedeniyle çocuğun başına fazla basınç binmesi ya da doktorun forseps kullanması nedeniye çocuğun başı da zedelenebilir. Bu tür zedelenmeler genellikle kalıcı değildir.

Yorum Yapılmamış

No comments yet.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Sorry, the comment form is closed at this time.